15 Kasım 2012 Perşembe
Bir kar tanesi idi zaten. Lakin konmak için ruhumun kenarını seçti.
Her kıta ayrı günde
Her cevap ayrı yerde
Bu kadar ayrılığın içinde
Yalnız kalmalı elbette
1-
İlkokul çocukları gibiyim. ilk-okul aşkı gibi birşey. Sanki yanağımdan öpsen utanıp kızaracakmışım gibi. Ya da gözünün içine 3 saniyeden fazla bakamamak.. Tabaktaki son çileği sana bırakıp uykuya dalıyorum, sabah uyandığıma küfredebilecek bir rüya görebilmek için. Belki benim olduğum, bir de senin olduğun..
1'e 1-
Daha şimdi geldi otobüs. Kitabım ve müziğimle geride bıraktıklarımla gidiyorum. Lütfen kafanı hiçbirşeye takma, mutlu duyayım sesini.
2-
Bir fincan çay koydum önüme. Kupkuru tütünümden bir sigara sardım. Boğazımı artık ne sigara yakıyor, ne de sıcak çay. Dinlediğim bir şarkının sözleri var kafamda. Zaten bir o sözler acıtıyor bir de gitmiş olduğunu farketmem. Kafama takılan şeyler var ama ruhuma katılan, takılan şeyler daha çok canımı acıtacak biliyorum. Kedim bile farketti seni ne kadar özlediğimi, uyandığım gibi atladı kucağıma. Bekleyeceğim kafanın karığıklığının düzelmesini. Umarım mutlu duyarsın sesimi keza bunun benim için tek bir şartı var. Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum.
2,2-
Benim notalarım kayboldu. Şarkılarım yolunu şaşırdı. Sürüklendiğim şey herneyse sonunu görmeden sana "gel" diyemem. Belki de hiç demeyeceğim. Ama tek bildiğim şey çök özleyeceğim.
3-
Gel demeni beklemeyeceğim. Ben sadece burada oturup seni bekleyeceğim. Zaten gelebileceksen sen geleceksin. Sonunu ya da başını bilmiyorum. Bilmiyorum o yüzden sevgi sözcükleri kurmuyorum aslında. Hissediyorum sadece. Birşeyler.. Benim derdim bilinen değil zaten bilinmeyenden gelen. Notalarım var benim. O zaten benim yolum. Ama insanın bütün geçmişini değiştiren, bütün geleceğini bilinmez kılan.. Söylesene bana kimsin sen? Nereden geldin? İyi ki de geldin. Hoşgeldin.
3,3-
Karanlık ve siyaha ait yabancı. Durak şaşırtan yolcu.. Belki de görmek istediğinim. Sakındığın sevgi sözlerine hem muhtaç hem duyacağından korkanım.
4-
Yabancıyım yıllardır yaşadığım bu kente artık. Bildiğime gide duraktan inip aradığıma giden durağa bindim ben de. Aynı şeyi senden isteyemem biliyorum. Ama benden ya da benim sözlerimden korkma. Sus dersen susarım. Ama mutluluk ihtimali varsa sonunda korkma.
0/0-
İlk gece elin elimde, cebimde,
Ve ilk öptüğünde evinin önünde,
Kar yağdığına inandırdın,
Bulutlu ama güneşli bir günde.
13 Kasım 2012 Salı
Insom mu nia?
Uyuma zorluğunun yanı sıra bir de yetmezmiş gibi uyanma zorluğu yaşıyorum. Gerçi uyumak kadar uyanmak da gereksiz geliyor bana, o ayrı bir mesele.
Once Upon a Time
Bir varmış bir yokmuş derler masallara başlarken ya, bazıları vardır da gerçekten bir varmış bir yokmuşlardır. Lakin bu yazının ana konusu bir gelip hiç gitmeyenlerdir.
İnsanoğlu, o olmasa da aradığını görüp, duyan bir varlık. Bunun sebebi kimilerine göre beyin, kimilerine göre kalp-ruh. Ama gerçekten de öyle değil mi? Görmek istediğimizi görüp, duymak istediğimizi duymuyor muyuz başka yerlerde, yüzlerde, seslerde.
Hep derdim "Hayatında 1 defa aşık olan şanslıdır, 2 defa olan çok şanslıdır, 3 defa olanını ben görmedim." Lakin yaşadım. Şans mı şanssızlık mı bilemem. Mutlu muyum mutsuz muyum onu hiç bilemem. Fuzuli'ye "Sevmek mi yoksa sevilmek mi daha güzeldir?'' diye sormuşlar. "Sevmek" diye cevaplamış ve eklemiş "Çünkü sevildiğinden asla emin olamazsın." Sevilip sevilmediğimden emin değilim ya seviyorum o bana yeter. İşin aslı yeter mi yetmez mi onu da bilmiyorum. Zaten dememişler mi, "Sevgi bilinene, aşk bilinmeyene duyulur" diye. "Hayat boyu öğreneceğin en büyük şey sadece sevmek ve karşılığında sevilmektir."
Kafa karışıklığı çok sıkıntı. Özellikle 2 şık arasında kaldıysan. Testlerde 2 şık arasında kaldığımızda soruyu boş bırakma gibi bir şansımız var ya, işte o gerçek hayatta pek öyle değil.
Anlatmaya çalıştığım asıl şey şu ki anlattıklarımla çok alakasız gibi durduğunun farkındayım; kar taneleri yüzüne dokunurken içtiğin şarabın tadı ayrıdır.
Dünya da aşk dediğimiz şey x-y düzleminde ki ilahi olan doğrunun x düzlemine izdüşümü ise y düzlemine olan izdüşümü nedir? 0 noktasında sen varsan, x'de kim var, y'de kim var? Bu kadar güzel pasta yapabiliyorken neden Toyota gibi adam değilim? Çakır keyif saçmalıkları bir yana sen özlediysen çağır ki geleyim. Yok gelme diyorsan özlendiğini biliyorsun, gel!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
