28 Temmuz 2012 Cumartesi
İkizkenar aşk üçgeni
İkizkenar üçgenin ortaya çıkışına dair hikayeyi duyanınız var mı? Günlerden birgün x, y ve z adında üç kenar birbirinden bağımsız sanılan hayatlar içinde yaşarken yolları kesişir. x ve y'nin z'ye karşı duyguları vardır, birbirlerinden habersiz. y pek bilinmez bu hikayede ama x öyle hisseder ki konuşamaz karşısında z'nin. Tutulur kalır, başkalarına bakamaz. Bekler, bekler, sadece bekleyebilmektedir çünkü. Bir gün öğrenir ki y ile z eş'it'lenmişlerdir. x derdinden bir küçülür, bir büyür, bir küçülür, bir büyür. Bir türlü diğer kenarlarla eşitlenemez. İşin kötü bir tarafı daha vardır. x'e bakan açı büyüdükçe acısı da büyür.
Bu da ikizkenar üçgendeki x'in acıklı, az önce guruldayan karnım tarafından uydurulmuş saçma sapan hikayesidir.
Kümeler
"Hayat" kelimesinin herkeste uyandırdığı duygular, düşünceler aslında temel olarak aynıdır. İçimizde kalanlar, içimizdeki yalanlardan daha çok acıtır. Keza "kalanlar"ın en kötü tarafı şudur. Ne kadar çoksa, o kadar yalnız hissedersiniz. Ne kadar azsa o kadar yalnız kalırsınız.
Ütopik hayaller peşinde koşmak günümüzde çocuksuluk olarak nitelendirilirken, ben bunu her zaman güzel bir şey olarak gördüm. Ulaşabileceğin son nokta, kurduğun hayalin bir basamak altındaysa neden basit hayallerle uğraşasın ki! Tabi hiçbir zaman kurduğun hayallerin yanından bile geçemezsin. Herkes bu konuya dair farklı teoriler(bahaneler) kurarken benim aklıma gelen ilk şey ilkokul matematik derslerinde gördüğümüz kesişen kümeler olmuştur. Çünkü bir insana dair asla tek bir hayal konu başlığı kurulmaz. Emek veren herkesin bir kümesi vardır. Hayatta ulaşabildiğin temel küme U^O^G^.... şeklinde gösterilebilir. Doğal olarak üçgenin verdiği iç açıklardan dolayı, iç açılarının toplamı asla 180 derece olmaz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
